(5271 S. K. m. 83, 170, 309)
Dava ve Karar: Mala zarar vermek suçundan şüpheli H.Ö. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Şirvan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.06.2008 tarihli ve 2008/50-45-11 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesi ne uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, Şirvan Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2008 tarihli ve 2008/11 iddianamenin değerlendirmesi sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2008 tarihli ve 2008/409- değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Sanık hakkında mala zarar vermek suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma aşamasında tüm delillerin toplanmış bulunduğu, keşif ve bilirkişi hususunun ise hakimin yargılama sonucunda vereceği karara yardımcı olması amacıyla, onun takdirinde yapılan delil toplama işlemi olduğu, keza 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 83. ve devamı maddelerinde de bu hususa işaret edilerek keşfin, hakim veya mahkeme veya naip hakim ya da istinabe olunan hakim veya mahkeme ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılacağının öngörüldüğü, kural olarak keşfin hakim tarafından yapılacağının belirtildiği, hangi olayda keşif yapılmasına ihtiyaç duyulacağının hakim veya Cumhuriyet Savcısınca farklı değerlendirilebileceği, Cumhuriyet Savcısının sadece gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bu yetkisinin bulunduğu, mümkün olduğunca, gecikme halinde delilin kaybolması ya da değişmesi söz konusu olacaksa ve derhal hakim tarafından keşif yapılma olanağı bulunmuyorsa, Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılması gerektiği, aksi halde bu hükmün geniş yorumlanarak, gecikmesinde sakıncalı hal olup olmadığına bakılmaksızın her olayda Cumhuriyet Savcısı tarafından keşif yapılması gerekeceği, somut olayda suçun niteliği de göz önüne alındığında gecikmesinde sakınca bulunan halden söz edilemeyeceği ve hukuki nitelendirme nedeniyle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği cihetle, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 16.10.2008 gün ve 51668 sayılı Kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay C. Başsavcılığının 11.11.2008 gün ve 225094 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sonuç: Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2008 tarih ve 2008/409 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy