(5237 S. K. m. 43, 52, 62, 106, 125, 301) (5271 S. K. m. 231, 309)
Dava: Basit tehdit, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini, yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılama suçlarından sanık H. T.'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 301/2, 62 (iki kez) 106/1-2, 52/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 500,00 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5 maddesi uyarınca hapis cezası bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Sandıklı Sulh Ceza Mahkemesinin 15.04.2008 tarihli ve 2007/264 esas, 2008/156 sayılı kararına yönelik itirazın, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a, 43. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve suçtan zarar görenlerin manevi zararlarının tespit edilmediğinden bahisle kabulüne, yeniden karar tesisi için dosyanın Sandıklı Sulh Ceza Mahkemesine gönderilmesine ilişkin Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2008 tarihli ve 2008/79 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiş bulunulması karşısında, kurulan hükmün henüz sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmadığı, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 5560 sayılı Kanun'la değiştirilen 231/11. maddesi uyarınca mahkemece geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükmün açıklanmasından sonra kanun yollarına tabi olacağı, mahkeme kararının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kısmının itiraza tabi olduğu, suçun sübutuna, nitelendirilmesine, kanuni ve takdiri indirim nedenlerinin varlığına ilişkin yanlışları kapsamadığı, bu hususlardaki hataların ancak mahkemenin geri bıraktığı hükmü açıklaması halinde temyiz yoluna tabi olması gerektiği cihetle, somut olayda, itirazın sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşup oluşmadığı yönünden incelenmesi gerektiği gözetilmediği gibi, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde öngörülen Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi şartının kamu kurumlarına karşı işlenen suçlarda, suçun niteliği gereği manevi zararın tespitinin mümkün bulunmadığının nazara alınmamasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 12.11.2008 gün ve 57186 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2008 gün ve 2008/245037 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar Ve Sonuç: Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin 08.05.2008 tarih ve 2008/79 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy