Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm : TCK'nın 268. maddesi delaletiyle 267/1, 53, 58. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK'nın 268. maddesinde öngörülen "başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği; somut olayda hakkındaki yakalama kararlarının infazını engellemek için resmi belge düzenleme yetsine sahip emniyet görevlilerine Serdal Budak'ın kimlik bilgilerini veren sanığın eyleminin TCK'nın 206. maddede yazılı resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 20.02.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Hakkında Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.04.2004 tarihli 2007/1075 nolu, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2008 tarih ve 2005/883 nolu, Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.09.2008 tarih ve 2007/1226 numaralı dosyalarından yakalama kararları bulunan sanığın, kullandığı aracın durdurulmak istenmesi üzerine önce olay yerinden kaçıp daha sonra yakalandığında hakkındaki yakalama kararları nedeniyle kendisini kardeşinin kimlik bilgileri ile tanıttığı, parmak izi incelemesi sonucu gerçek kimliğinin belirlendiği somut olayda; sanığın hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amaç ve saikiyle başkasına ait kimlik bilgilerini kullandığı, bu nedenle TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluştuğu, bu suç tipinin TCK'nın 206. maddesinde yer alan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçuna nazaran özel hüküm niteliğinde olduğu, özel hüküm varken genel hükmün uygulanamayacağı, 268. maddede başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanmanın sadece soruşturma safhasıyla sınırlı olmadığı, hakkında kovuşturma bulunan kişilerin kimliği hakkında yalan beyanda bulunması halinde de atılı suçun unsurlarının oluşacağı görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun sanığın eyleminin TCK'nın 206. maddesinde tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturduğundan suç vasfında yanılgı nedeniyle hükmün bozulmasına ilişkin görüşlerine, hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle muhalifim. 20.02.2013
Full & Egal Universal Law Academy