Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : 2565 sayılı Kanuna muhalefet, tehdit, Devletin askeri teşkilatını alenen aşağılama
Hüküm : 1- 2565 sayılı Kanunun 26, TCK'nın 62, 50/a, 52/2–4. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2- TCK'nın 106/1–1. cümle, 62, 50/a, 52/2–4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- TCK'nın 301/2, 62, 50/a, 52/2–4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hüküm kurulurken sanık hakkında tayin edilen temel hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin “50/1-a” yerine “50/a” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Devletin askerî teşkilatını alenen aşağılama ve 2565 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
a) Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5759 sayılı Kanunun 1. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 301. maddesinin 4. fıkrası uyarınca devletin askerî teşkilatını alenen aşağılama suçundan dolayı kovuşturma yapılmasının Adalet Bakanının iznine bağlandığı ve iznin niteliği itibarıyla maddî ceza hukukunu da ilgilendirdiği anlaşıldığından, anılan fıkra uyarınca gerekli izin istendikten sonra sonucuna göre sanığın hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Askeri yasak bölgelere girme fiili hem 2565 sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununun 26. maddesinde hem de TCK'nın 332. maddesinde suç olarak düzenlenmiş olup; 2565 sayılı Kanunun 26. maddesindeki suça ilişkin yaptırımın eylemin daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde uygulanabileceği, TCK'daki askeri yasak bölgelere girme suçunun ise askeri yasak bölgeye gizlice veya hile ile girme halinde oluşabileceği, 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi ve TCK'nın 2. ve 5. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 2565 sayılı Kanunun 26. maddesinde tanımlanan suça ilişkin düzenlemenin 01.01.2009 tarihi itibariyle zımnen ilga edildiği ancak sanığın yakalandığı bölge ile suçun işleniş biçimi dikkate alındığında eyleminin TCK’nın 332/1. maddesinde yazılı suçu oluşturacağı, görev hususu da nazara alınmak suretiyle hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy