Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma
Hüküm : TCK'nın 268/1 yollaması ile 267/1, 269/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler : 1- Cumhuriyet savcısı, 2- Sanık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Cumhuriyet savcısının süreden sonra olan temyiz isteğinin, CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanığın temyizine gelince;
TCK'nın 268. maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşması için, failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği, somut olayda; kesinleşmiş hapis cezalarının infazı için aranan sanığın kimlik kontrolü sırasında yakalanmasını engellemek amacıyla kendisini ablasının ismiyle tanıtması ve bu isimle adli rapor düzenlenmesine neden olması şeklinde gerçekleşen olayda eyleminin TCK'nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy