Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, görevi yaptırmamak için direnme, patlayıcı madde bulundurma
Hüküm : 1- TCK'nın 117/1, 119/1-a-c, 31/3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK’nın 174/1-2, 31/3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
3- TCK'nın 265/1-3-4, 43/1, 31/3. maddeleri uyarınca mahkumiyet
4- TCK'nın 314/3, 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2, 220/6, 31/3, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığına suç adının “silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” yerine “silahlı terör örgütüne üye olma” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, 22.06.2012 tarihli tutanak içeriğinde patlayıcı madde atılan işyerinin yanında bulunan demir kapıda patlama nedeniyle çökme olduğunun belirtilmesi karşısında, mala zarar verme suçundan TCK’nın 151/1, 152/2-a maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle sanık hakkında dava açılması mümkün görülmüş, patlayıcı madde bulundurma suçundan temel ceza tayin edilirken hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1- Patlayıcı madde bulundurma ve silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2- İş ve çalışma hürriyetinin ihlali ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Sanığın, üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine, iş ve çalışma hürriyetini ihlal kastıyla hareket ettiğine dair savunmasının aksine, mahkumiyetine yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, mevcut şüphenin de sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yüklenen suçlardan beraati yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy