Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : İnsan ticareti yapma
Hüküm : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.05.2014 tarih ve 2013/14 esas, 2014/273 250-13 sayılı kararında da belirtildiği üzere; katılmanın niteliği itibariyle şahsa sıkı surette bağlı haklardan olması ve Türk Medeni Kanunun ilgili hükümleri birlikte gözetildiğinde; suçun mağduru olan küçük, ayırt etme gücüne sahip ise davaya katılma veya katılmama hususunda iradesine bakılacak kişi mağdurun bizzat kendisi olup gerek kanuni temsilcisinin gerek görevlendirilen vekilin bu konudaki beyanının bir önemi olmayacaktır. Ancak suçun mağduru olan küçük veya kısıtlı ayırt etme gücüne sahip değil ise, katılma ile ilgili olarak kendi iradesinin bir önem taşımayacaktır. Böyle bir halde, katılma konusundaki haklarını onun yerine kanuni temsilcisi kullanabilecektir. Mağdur...'in doğum tarihinin 22.09.1994 olması ve 11.05.2010 tarihli ifadesinde sanıklardan şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, aynı oturumda zorunlu vekilinin talebi üzerine verilen katılma kararı hukuki değerden yoksun olup hükmü temyize hak vermeyeceğinden vekilinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, 12.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy