Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm: TCK’nın 268. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 267/7, 62, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında TCK'nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın işlediği suçların soruşturması ve kovuşturması sırasında gerçek kimliği yerine şikayetçinin kimlik bilgilerini vermesi neticesinde şikayetçinin mahkumiyetine karar verilip kararın kesinleştiği, hükmolunan adli para cezalarının ödenmemesi nedeniyle hapis cezasına çevrildiği ve cezaların infazına başlandığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin TCK'nın 268/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 267/7. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, anılan fıkranın ise Anayasa Mahkemesinin 17.11.2011 tarih ve 2010/115–2011/154 sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 17.03.2012 tarih ve 28236 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmasına karşın yürürlüğe girdiği 13.03.2013 tarihine kadar yeni bir yasal düzenlemenin de gerçekleştirilmemesi karşısında, TCK'nın 267/7. maddesinin uygulama kabiliyetinin kalmadığı, ancak aynı maddenin birinci fıkrası gereğince ceza tayin edileceği gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.