Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç: Muhafaza görevini kötüye kullanma, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Hüküm: 1-TCK’nın 289/1, 62, 53, 52/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2-TCK’nın 206/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-)Sanıklar hakkında Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hükümlere ilişkin incelemede;
1412 sayılı CMUK'nın 305. maddesindeki temyiz sınırı ve hükmolunan adli para cezasının miktarı karşısında, hükümlerin kesin olması nedeniyle katılan vekilinin, sanık ... müdafiinin ve sanık ...’ın temyiz isteğinin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-)Sanık ... hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Aynı eyleme ilişkin olarak... Sulh Ceza Mahkemesinin 30.12.2008 tarih ve 2008/32 – 2008/280 sayılı kararı ile sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip, bu kararın 30.01.2009 tarihinde kesinleştiği, dosya içerisindeki gerekçeli karar ve UYAP’taki kesinleşme şerhinin incelenmesinden anlaşıldığından sanık hakkında açılan mükerrer davanın CMK'nın 223/7. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-)Sanık ... hakkında muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan kurulan hükme ilişkin incelemede;
Katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın savunması ve haciz tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre; 05.09.2006 tarihinde haczedilen malların şirket yetkilisi olduğunu beyan eden diğer sanığa yediemin olarak teslim edildiği, dolayısıyla kamu idaresi tarafından usulüne uygun olarak sanığa yedieminlik sıfatı verilmediğinden yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gibi sanığın diğer sanık ...’a mahcuzları başka bir yere kaçırması yönünde talimat verdiğine dair savunmasının aksine mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, bereaati yerine yazılı gerekçe ile mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve sanık ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.