Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, yağma
Hüküm: Sanıklar hakkında:
1- TCK'nın 302/1, 62/1, 53/1, 58/9, 63, CMK'nın
309/4-b maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- TCK'nın 37 ve 302/2. maddeleri yollaması ile 149/1-c-d-f-g, 35, 62/1, 53/1, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5, CMK'nın 309/4-b maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezaların süresi de gözetilerek, sanık ... müdafiinin süresinden sonra yapmış olduğu duruşmalı inceleme isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
1- Yağma suçundan kurulan hükümlere ilişkin incelemede;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayları gerçekleştirdiği, sanıkların sübutu kabul olunan eyleminin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasıfları tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümde aşağıdaki husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde bulunmayan diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca 1412 sayılı CMUK'nın 326. maddesinin halen yürürlükte bulunduğu, kaldı ki 5271 sayılı CMK'nın kazanılmış hakka ilişkin hükmünün 307/4. maddesinde yer aldığı da gözetilmeden sanıklar hakkında kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesinin gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’nın 322. maddesine istinaden düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkralarının 5. bendinde yer alan "CMK'nın 309/4-b" ibaresinin çıkartılıp yerine "CMUK'nın 326/son" ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri doğru olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.