Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi yaptırmamak için direnme, 2565 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm : 1- TCK’nın 265/1, 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- 2565 sayılı Kanunun 25/b, TCK'nın 62, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Görevi yaptırmamak için direnme suçunu birden fazla kamu görevlisine karşı cebir ve şiddet göstererek hukuksal anlamda tek bir fiil ile gerçekleştiren sanık hakkında tayin olunan cezanın TCK'nın 43/2. maddesi ile arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- 2565 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun geçici 1. maddesinde "Diğer kanunların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun Birinci Kitabında yer alan düzenlemelere aykırı hükümleri, ilgili kanunlarda gerekli değişiklikler yapılıncaya ve en geç 31 Aralık 2008 tarihine kadar uygulanır" hükmü mevcut olup, 2565 sayılı Kanunun anılan hükümlerinde, 5237 sayılı Kanunun genel hükümlerine uyum amacıyla bir değişiklik yapılmadığından, Türk Ceza Kanununun 5. maddesinin, 2565 sayılı Kanun yönünden 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe girdiğinin kabulü gerektiği,
Sanığa atılı eylemin, Türk Ceza Kanununun 5. maddesinde sözü edilen özel ceza kanunları kapsamında bulunduğu, özel yasada suç olarak düzenlenen eylemin Türk Ceza Kanununun 2. maddesi hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, 2565 sayılı Kanunun 11. maddesi hükmüyle getirilen ve idarenin düzenleyici işlemleriyle konulan yasaklamaların, Türk Ceza Kanununun 2. maddesinde öngörülen kanunilik ilkesine uygun bulunmadığı, 5252 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi ile Türk Ceza Kanununun 2 ve 5. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde: 2565 sayılı Kanunun 11. ve 26. maddelerinde suçu tanımlayan hükümlerin tümüyle zımni olarak ilga edildiği,
Devletin askeri yararı gereği girilmesi yasaklanmış alan içerisinde sanığın yakalandığı bölge dikkate alındığında, sanığın bu yere gizlice girdiği ve eyleminin TCK'nın 332/1. maddesinde yazılı suçu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, cezanın tür ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy