Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Hüküm : TCK'nın 268. maddesi delaletiyle 267/1, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK'nın 231. maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesindeki ''hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder'' ve aynı Kanunun 223/1. maddesindeki ''beraat, ceza verilmesine yer olmadığına, mahkumiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür'' şeklindeki düzenlemeler karşısında, katılan hakkında verilmiş bir mahkumiyet hükmünden söz edilemeyeceği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının hüküm niteliğinde bulunmadığının anlaşılması nedeniyle işlediği suç sebebiyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla katılana ait kimlik bilgilerini kullanan sanık hakkında koşulları oluşmadığı halde katılanın süreli hapis cezasına mahkum edildiği kabul edilerek uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın kimlik bilgilerini kullanması sonucu katılanın süreli hapis cezasına mahkum edildiği kabul edilerek uygulama yapılırken uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün 2. paragrafına ''müfteriye'' ibaresinden sonra gelmek üzere ''TCK'nın 267/5. maddesi gereğince'' ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.
Full & Egal Universal Law Academy