Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Firar suçundan sanık ...’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292/1 maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 58/7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Antalya 8. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.10.2013 tarihli ve 2012/1079 esas, 2013/611 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Antalya 8. Sulh Ceza Mahkemesince, sanık ...'ın Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2008 tarihli ve 2006/970 esas, 2008/625 karar sayılı dosyasında hırsızlık suçundan 10 Ay hapis cezası bulunduğundan, sanığın mükerrir olup, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 58/7. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar vermiş ise de; tekerrüre esas alınan Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2008 tarihli ve 2006/970 esas, 2008/625 karar sayılı dosyasındaki sanığın Serdal Özkan isimli farklı kişi olması nazara alındığında, sanık ...’ın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 28.03.2014 gün ve 2014/6408/22897 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2014 gün ve 2014/122462 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 22.01.2013 tarih, 2012/1431 esas ve 2013/18 sayılı kararında da belirtildiği üzere, mahkemenin hükümlü hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiği yönündeki iradesini hükümde açıkça ortaya koymasının yeterli olduğu, adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek bir hükümlülüğün bulunması halinde bu mahkumiyetin, birden fazla hükümlülüğün bulunması halinde ise bunlardan en ağır olanın infaz aşamasında tekerrüre esas alınabileceği, somut olayda her ne kadar koşulları taşımayan ve isim benzerliği sebebiyle başka kişiye ait bir mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınmış
ise de, dosyada bulunan ve Dairemizce de UYAP’tan alınan adli sicil kayıtlarına göre hükümlüye ait tekerrüre esas başka mahkumiyetlerin bulunması ve bu mahkumiyetlerin 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi karşısında da sonucu değiştirmeyeceği, esasen sonucu değiştirmeyecek hususların kanun yararına bozma yolu ile incelenemeyeceği anlaşıldığından, tebliğnamedeki kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy