Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
Hüküm : TCK'nın 268/1 maddesi delaletiyle TCK'nın 267/1, 268/2, 50-52. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cumhuriyet savcısının temyizinin sanık ... hakkında kurulan hükmü kapsamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1- Cumhuriyet savcısının yasal süreden sonra olan temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık ...' in temyiz itirazlarına gelince;
Sanığa yüklenen ve TCK'nın 268. maddesinde düzenlenmiş bulunan "Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun oluşabilmesi için, failin işlemiş olduğu bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesi gerektiği, suç soruşturma veya kovuşturmasına esas olmayan diğer resmî belgelerin düzenlenmesi sırasında yalan beyanda bulunma eyleminin ise TCK'nın 206/1. maddesinde yazılı suçu oluşturacağı, somut olayda; gelin arabalarını durdurarak para isteyen sanığın çevreye rahatsızlık vermek şeklindeki kabahat oluşturan eylemi nedeniyle işlem yapılmak üzere tutanak düzenlenirken kendisini ... olarak tanıtarak resmi belge düzenlenmesine neden olma şeklindeki eyleminin TCK'nın 206/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 04.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy