Mahkemesi : Bingöl İnfaz Hâkimliği
Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...’ın, ziyaretçi listesinde bildirmiş olduğu Berivan Aslan isimli şahsın ceza infaz kurumu güvenliği açısından sakıncalı olduğundan bahisle hükümlünün ziyaret edilme talebinin reddine dair Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurumu Başkanlığının 16.05.2013 tarihli ve 2013/674 sayılı kararına yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Bingöl İnfaz Hakimliğinin 30.05.2013 tarihli ve 2013/22 esas, 2013/25 sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 83/1. maddesindeki "Hükümlü, belgelendirilmesi koşuluyla eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları ile vasisi veya kayyımı tarafından haftada bir kez ve ayrıca kuruma kabullerinde, zorunlu hâller dışında bir daha değiştirilmemek üzere, ad ve adreslerini bildirdiği en fazla üç kişi tarafından, yarım saatten az ve bir saatten fazla olmamak üzere çalışma saatleri içinde ziyaret edilebilir." hükmü ile Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmeliğin 9/2. maddesindeki " Hükümlü ve tutuklular, birinci fıkrada sayılanlar dışında kalan üç ziyaretçisinin adı ve soyadı ile bilmesi hâlinde adresini ceza infaz kurumuna kabulünden ve kendisine bu hususun tebliğ edildiği tarihten itibaren 60 gün içinde bildirir. Bu ziyaretçiler, ölüm, ağır hastalık, doğal afet, hükümlü ve tutuklunun nakli ya da ziyaretçinin ziyaret olanağını ortadan kaldıracak yerleşim yeri değişikliği gibi zorunlu hâller dışında değiştirilemez. Ceza infaz kurumu yönetimince, gerekli görülmesi hâlinde bildirilen ziyaretçiler hakkında, ziyarette bulunmalarında sakınca bulunup bulunmadığı konusunda kolluk aracılığıyla araştırma yaptırılır. Sakıncalı görülenlere ziyaret izni verilmez ve yeni ziyaretçinin bildirilmesi istenir." hükmü birlikte değerlendirildiğinde, cezaevi idaresince kolluk marifetiyle yapılan araştırma sonucu sakıncalı olduğu belirlenen şahsa ziyaret izni verilemeyeceği cihetle, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 20.12.2013 tarih ve 2013/19399/78182 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2014 tarih ve 2013/406347 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 27.12.2012 tarih, 2012/Bşk-41 esas ve 2012/41; 27.12.2013 tarih, 2013/Bşk-213 esas ve 2013/219 sayılı kararları ile Yargıtay Kanununun 6110 sayılı Kanunla değişik 14. maddesine dayanarak Yargıtay Büyük Genel Kurulunca hazırlanan işbölümüne göre, özel ceza kanunlarından doğan ve başka bir dairenin görev alanına girmeyen suçlara ilişkin temyiz incelemesi görevi Yargıtay 7. Ceza Dairesine ait olduğu, Dairemizin görev alanındaki suçlarla doğrudan ilişkili olmayan ve özel ceza kanunu niteliğindeki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanundan kaynaklanan dava ve işlere yönelik kanun yararına bozma isteminin de Yargıtay 7. Ceza Dairesince incelenmesi gerektiği anlaşılmakla; Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy