Mahkemesi :Ağır Ceza
Suç: Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında sanığın tahliye tarihinin yıl hanesinin "209" olarak gösterilmesi mahallinde giderilebilir yazım hatası; sanığın nüfusa kayıtlı olduğu ilçe adının gösterilmemesi ise mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
TCK'nın 53. maddesinin (1) numalarlı fıkrası uygulanırken, sanığın bu fıkranın (c) bendinde yazılı olan "velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri" açısından yoksunluğunun, sadece kendi altsoyu üzerindekiler yönünden koşullu salıverilmesine, diğer kişilere yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar süreceği gözetilmeden, tümü için kouşullu salıverilmesine kadar sürmesine karar verilmesi kanuna aykırı ise de; hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK'nın 53. maddesinin bazı hükümlerini iptal eden Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı kararı da dikkate alınarak bu hususların infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.