Mahkemesi :Ağır Ceza
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa’nın 40/2, 5271 sayılı CMK’nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca, hüküm fıkrasında, hükme karşı başvurulacak kanun yolu, merci, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcı açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiğinden; sanık ...'ın yüzüne karşı verilen hükmün yasa yoluna ilişkin kısmında temyiz süresinin başlangıcının "tefhimden/tebliğden itibaren" şeklinde belirtilmesi suretiyle sanık yanıltılmış ayrıca hüküm tarihinde bir başka suçtan cezaevinde bulunan sanığa 22.07.2010 tarihli hükme yönelik "bulunduğu ceza infaz kurumu müdürüne beyanda bulunmak veya bu konuda bir dilekçe vermek suretiyle hükmü temyiz edebileceği" hususunu gösteren geçerli bir tebligatın da yapılmadığı anlaşıldığından, sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 19.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy