Mahkemesi :Sulh Ceza
Suç: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm: Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
29.07.2011 tarihli hüküm fıkrasında, sanığın yüzüne karşı verilen hükmün temyiz süresinin, "tefhim/tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı" belirtilerek yanılgıya neden olunduğu anlaşıldığından, sanığın 14.08.2012 tarihli dilekçesinin süresinde yapılmış bir temyiz talebi niteliğinde bulunduğu, bu hali ile mahkemenin 29.06.2012 tarihli kararının hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek 29.07.2011 tarihli hükmün yapılan incelemesinde;
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun ile eklenen son cümleye göre durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 267 ve devamı maddeleri uyarınca sanığın isteğinin itiraz merciince incelenmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na GÖNDERİLMESİNE, 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.