Mahkemesi :Ağır Ceza
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık ... müdafii olarak hükmü temyiz eden Avukat ..., 19.03.2008 tarihinde baro tarafından sanığa müdafi olarak atanmış ise de, daha sonra sanık ile birlikte duruşmaya giren ve vekaletname ibraz eden Avukat ...'ın 04.11.2008 tarihli oturumda sanık müdafii olarak duruşmalara kabulüne karar verildiğinin anlaşılması karşısında, baroca yapılan atama sonucu verilen müdafilik görevi sona erdiğinden, temyiz talebinin CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Hükme esas alınan iletişim tespiti tutanakları ve iletişimin tespit edilmesine ilişkin mahkeme kararlarının denetime imkan verecek şekilde getirtilip, okunarak sanıklardan kayıtlara karşı diyecekleri sorulup sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin diğer yönleri incelenmeksizin öncelikle bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy