Mahkemesi :Sulh Ceza
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yokluğunda verilen 18.12.2008 tarihli hükmün, gerekçeli kararın yanlış yazılan adresinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğinin geçersiz olması nedeniyle kesinleşmediği, sanığın 08.03.2010 tarihli dilekçesinin süresinde yapılmış bir temyiz talebi niteliğinde bulunduğu, bu hali ile mahkemenin 05.03.2010 tarihli hukuki değerden yoksun olduğu kabul edilerek 18.12.2008 tarihli hükmün yapılan incelemesinde;
Yargıtay Ceza Kurulu'nun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785-2012/101 sayılı kararında da açıklandığı üzerer; "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma" suçundan dolayı, TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun'la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle
5271 sayılı CMK'nın 267 ve devamı maddeleri uyarınca sanık müdafiinin isteğinin itiraz merciince incelenmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cmuhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 26.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy