Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi Kötüye Kullanmak
Hüküm : TCK'nın 257/2, 62, 51 madde ve fıkraları gereğince mahkumiyet ve erteleme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK'nın 257. maddesi genel, tali ve tamamlayıcı bir hüküm olup, görevi kötüye kullanma suçunun oluşumu için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerektiği, mahalle muhtarı olan sanığın, şikayetçinin kimlik bilgilerini içeren 07/02/2008 tarihli nüfus cüzdanı talep belgesi ile müracaatta bulunan kimliği meçhul şahsın getirdiği bu belgeyi gerekli araştırmayı yapmadan isim kaşesini basıp imzaladıktan ve muhtarlık mühürüyle mühürledikten sonra nüfus cüzdanı talebinde kullanması için vermesi şeklinde sübuta eren eyleminin 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 67/1. maddesinde düzenlenen “gerçeğe aykırı nüfus cüzdanı talep belgesi verme” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
CMK'nın 324/4. maddesine 6352 sayılı Kanunun 100. maddesi ile eklenen cümlede öngörülen miktarın altında olan yargılama giderinin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 04/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.