Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik
Hüküm : TCK'nın 241/1, 43, 62, 53, 52/4. madde ve fıkraları gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suburcu Vergi Dairesi Müdürlüğünün .... vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanık ...'ın telekominikasyon techizatı (cep telefonu, faks) satışı yapmak üzere 06/09/2004-31/10/2008 tarihleri arasında faaliyette bulunduğu, iş yerindeki POS cihazını gerçekte her hangi bir mal satışı olmaksızın kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullandığı ve karşılığında faiz geliri elde ederek tefecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda, tanıkların aşamalardaki beyanlarında kredi kartları ile sanığa ait pos cihazından hangi tarihlerde işlem yaptırdıklarını net olarak belirtmedikleri, tefecilik suçunda suç tarihinin, kazanç elde etmek amacıyla ödünç paranın verildiği ya da POS cihazı ile karttan çekim yapıldığı tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu nazara alınarak zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının tayini bakımından suç tarihinin net olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla, tanıkların kredi kartlarından pos cihazı ile çekim yaptırdıkları tarihin belirlenmesinden sonra belirli bir miktar komisyon karşılığında sanığa ait POS cihazından kredi kartıyla çekim yaptığını söyleyen ve kovuşturma aşamasında dinlenilmesi için çağrı kağıdı ile çağrılmasına rağmen duruşmaya gelmemesi karşısında dinlenilmesi amacıyla başkaca bir ara karar kurulmayan tanık ...'un dinlenilmesinden, sanığın POS tefeciliği yapıp yapmadığına dair kolluk marifetiyle detaylı araştırma yaptırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 01/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.