Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi Kötüye Kullanmak
Hüküm : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müşteki ...’ın yokluğunda verilen hükmün, 7201 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca beyanının alındığı celse dosyada en son bildirdiği adresi yerine doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı ve aynı Yasanın 21. maddesine göre tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; tebligatın usulsüz olduğu ve adı geçenin verdiği 27/10/2017 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu gözetilerek ve ayrıca müştekinin yargılama aşamasındaki katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de temyiz dilekçesinin katılma iradesini de içerdiği anlaşılmakla, CMK'nın 237/2. madde ve fıkrası gereğince davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Sanıklara yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 08/05/2012 tarihli sorgu ile temyiz inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10/06/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.