Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi kötüye kullanmak
Hüküm : TCK'nın 257/2, 62, 50 ve 52. madde ve fıkraları gereğince adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı TCK'nın 257. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık uzamış dava zamanaşımı süresine tabi olduğu,
Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 02/11/2015 tarihli ve 2015/16763 Esas, 2015/36816 sayılı bozmaya dayanak kararında da açıklandığı üzere, suçun, 06/08/2004 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle belediye tarafından ödenen zararın tazmini için ilgili kamu görevlisine rücu etme imkanının son bulduğu bir yıllık sürenin sonunda işlenmiş sayılacağı, bu durumda suç tarihi olan 06/08/2005 ile temyiz inceleme günü arasında, durma süresi de nazara alındığında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 10.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.