Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tefecilik suçundan yapılan yargılama sonunda... 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih, 2010/535 Esas ve 2011/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu kararın itiraz edilmeden 27/07/2011 tarihinde kesinleştiği, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/7 Esas ve 09/09/2014 tarihli ihbar müzekkeresi ile sanığın denetim süresi içerisinde resmen teslim alınan taşınmaza el koyma suçunu işlediğinden bahisle ihbarda bulunulduğu ve ihbar müzekkeresi üzerine dosyanın yeniden ele alındığı ve bu kez mahkemenin 2014/510 Esasına kaydının yapıldığı ve sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmakla,
Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yazılan ihbar müzekkeresine konu suçun 5237 sayılı TCK'nın 290/1. maddesinde düzenlenen resmen teslim olunan mala el konulması ve bozulması suçu olduğu ve anılan suça ilişkin yargılama yapma görevinin CGK 2018/332 Karar sayılı ilamı doğrultusunda İcra İflas Kanunu'nun 342 ve 346. maddeleri uyarınca İcra Ceza Mahkemesine ait olduğu ve mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerektiği halde yargılamaya devamla sanık hakkında hüküm kurulması ve 5271 sayılı CMK’nın 7. maddesinde; “Yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında, görevli olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” denilmek suretiyle görevsiz mahkemenin yaptığı işlemlerin hukuksal niteliği kesin olarak belirlenmiş olup, görevsiz bir mahkemenin davaya bakmış olması da aynı kanunun 289/1-d. maddesinde hukuka kesin aykırılık nedenleri arasında sayılmış olması nazara alınarak yapılan değerlendirmede; ihbar müzekkeresine konu kararın usulsüz olarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında söz konusu kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yolu ile düzeltilebilecek olması nazara alınıp Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunularak bu husus bakımından kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği sorulup kanun yararına bozma yoluna gidilmesi halinde de sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, 20/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy