Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 19/10/2010 yerine 2010 olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilmesi mümkün bulunmuş, sanığın eylemine uyan yasa maddesinde hapis cezası ile birlikte adli para cezası da öngörülmesine rağmen sadece hapis cezasına hükmedilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, TCK'nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suçun, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kesinleşme tarihinden önce, dolayısıyla denetim süresi başlamadan işlendiği nazara alınmadan, ilgili dosyaların yeniden ele alınmasının temini amacıyla mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yerinden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasındaki "Sanığın sabıkasında gözüken ve HAGB kararı verilen ... 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/633 Esas, 2010/481, ... 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/177 Esas, 2012/401 Karar sayılı ilamların gereğinin taktir ve ifası için mahkemelerine ihbarda bulunulmasına" şeklindeki kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.