Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelendi;
Sanıklar hakkında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, Hazinenin bu suçun mağduru olduğu, yargılama aşamasında dava ve duruşmalardan haberdar edilen Hazinenin 09/09/2014 tarihli dilekçesi ile dava dosyasına katılma iradesini ortaya koyduğu ve katılma hususunda mahkemece bir karar verilmediği anlaşılmakla talebinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/2, 260. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak KABULÜNE, sanık ... müdafiin müvekkili hakkında verilen beraat hükmünü temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'nun 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin sanık ... hakkında kurulan beraat, sanıklar müdafiilerinin müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1- Sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan katılan Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi ile TCK'nın 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanabileceği hususlarının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, sanıklar hakkında belirlenen 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasından Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca indirim yapılırken sonuç olarak 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası yerine 1 yıl 19 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanıkların suçlarının sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.