Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkındaki tefecilik suçuna ilişkin olarak; TCK'nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu Kanunun "Topluma Karşı Suçlar" başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup, suçun mağduru toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olup, gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu, izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin, fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğinde olup, suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu açıklamalar ışığında, müşteki ... ile müşteki ... vekilinin sanıklar hakkında verilen beraat kararını temyiz ettikleri ve tebliğnamede adı geçenlerin katılan olarak tanımlanarak temyiz istemlerinin değerlendirildiği anlaşılmış ise de, anlatıldığı gibi davaya katılma hakları bulunmayan müştekilerin katılma istemlerinin de birleşen ... 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2013/717 Esas sayılı dosyasında 1. celsede reddine karar verilmiş olup bu yönüyle de hükümler temyiz hakları bulunmayan müştekilerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
Temyiz incelemesinin katılan kurum vekillerinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak
yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Tebliğnamede katılan ... Vergi Dairesi Başkanlığı vekilinin, yasal temyiz süresi geçtikten sonra kararı temyiz ettiği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de; Mahkemenin 12.11.2015 tarihli 15. celsesinde ... Vergi Dairesi Başkanlığı'nın davaya katılmasına ve vekilinin katılan vekili olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiş olup, Mahkeme kararının ... Vergi Dairesi Başkanlığı yerine, davayı takip etmeyen ve katılma istemi de bulunmayan Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına tebliğ ettiği anlaşıldığından, ... Vergi Dairesi Başkanlığı'nın süresi içinde kararı temyiz ettiği kabul edilerek, tebliğnamedeki Vergi Dairesi Başkanlığı'nın temyiz talebinin süreden reddi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesi ile oluştuğu, aralarında yakın akrabalık ve iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarlarda karşılıksız ödünç para verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu bağlamda sanıklardan ... ile ... arasındaki "komşu olduğundan dolayı 1.500 gram 22 ayar burma bilezik aldım" şeklindeki suçlamayı hukuki ilişki şeklinde göstermeye yönelik 10.11.2012 tarihli protokol, borçlu imzası taşımayan ve yasal bir yetkiye de dayanmayan 800.000 TL bedelle satılacak bir benzinlik için 225.000 TL ödendiğine ilişkin verilen bir parayı açıklamaya yönelik protokol, yine çok sayıda verilen paraları ticari ilişki gibi gösterme amacına yönelik olduğu anlaşılan protokoller, ... Emniyet Müdürlüğü'nün 04.01.2013 tarihli tutanağına göre, ... İcra Dairelerinde sanık ...'in 45, sanık ...'in 53 dosyada alacaklı olarak takiplerinin bulunması, tanık ...'nün ...'a kırdırması için hatır çekini verdiğini, onun da bu çeki sanık ...'a kırdırdığına yönelik iddiayı doğrulayan beyanı, tanık ...'nın, ... ve ...'nın sanık ...'dan faizle para aldığı yolundaki beyanı, dosyada sanıkların yüksek meblağlı ve açık senetler aldıkları mağdur ... müşteki sıfatlı çok sayıda kişinin bulunması ve bunlara ilişkin senet örnekleri hep birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların zincirleme olarak tefecilik suçunu işlediklerinin sübuta erdiği gözetilmeksizin, mahkumiyetleri yerine dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle, dosyadaki kimi mağdur ... müşteki ifadeleri ile sanık savunmalarının özetlenmesinden ibaret yetersiz bilirkişi raporunun da hükme esas alınması suretiyle yetersiz gerekçe ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekili ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 13.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.