Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1) Tayin olunan kararın niteliğine göre koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşma isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 241/1, 43/1 maddeleri gereğince belirlenen 2 yıl 8 ay hapis ve 6 gün adli para cezasından aynı Yasa'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında gün para cezasının 5 gün yerine hesap hatası sonucu 4 gün olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 52/2. maddesi tatbiki ile sonuç para cezasının 200,00 TL yerine 160,00 TL olarak belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır, Suç tarihinin Vergi Tekniği Raporuna göre Şubat 2012 tarihi yerine gerekçeli karar başlığında 2014 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, TCK'nın 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür,
Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3) Sanık ... hakkında 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dairemizin 17/11/2020 tarihli 2020/4628 Esas, 2020/2031 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; POS tefeciliğinde failin kastı, tefecilik suretiyle yarar sağlamaya dönük olup, amaç suç tefeciliktir. Fail, amaçladığı bu suçu işleme yolunda birden fazla hareket gerçekleştirmekte ve bu hareketlerden alacağını teminatlı hale getirmeye dönük bir kısım hareketlerle 5464 s. Yasa'nın 36. maddesinde tanımlanan suçu da işlemekte ise de; söz konusu birden fazla hareket, hukuksal anlamda "Tek bir fiili" oluşturmaktadır. TCK'nın 44. maddesi ile kanun koyucu "Erime sistemini" benimsemiş olup, POS tefeciliğinde failin suç yolunda gerçekleştirdiği bir kısım hareketlerle işlediği 5464 sayılı Yasa'nın 36. maddesine muhalefet suçu, kastının dönük olduğu tefecilik fiilindeki teklik nedeniyle, bu fiilin içinde erimektedir.
Bu açıklamalar ışığında, sanığın suça konu eylemlerinin bütünüyle sadece tefecilik suçuna vücut vereceği gözetilmeden ve 5464 sayılı Yasa'ya muhalefet suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü tesisi,
Kabule göre de;
A) Sanık hakkında TCK'nın 53/1. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasında zorunluluk bulunması,
B) 5464 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
C) Vergi Tekniği Raporuna göre en son işlem tarihinin Şubat 2012 olması nedeni ile suç tarihinin Şubat 2012 olarak kabulü ile suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2014 olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 06/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.