Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler ile ek karar temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın kazanç elde etmek amacıyla işyerinde bulunan pos cihazlarından gerçek mal veya hizmet alım satımına dayanmayacak şekilde müracaat eden mağdurların kartlarından nakit çekim yaptıkları, bir kısım mağdurların bu çekimlerin komisyon karşılığı gerçekleştirildiği iddiası ile tüm sanıkların faiz karşılığı borç para vermek ya da kazanç elde etmek amacıyla çek kırmak tabir edilen yöntemlerle tefecilik yaptığı iddialarına karşın mahkemece sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatlerine karar verilmiş ise de;
1- Dava konusu olaylara ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, vergi mükellefi olduğu belirlenen sanıklar ... ve ...'ın haklarında vergi dairesince vergi incelemesi yaptırılıp vergi tekniği raporu düzenlettirilmesi, sanıkların fiilerini kapsayan döneme ait banka ekstreleri, ticari defter ve kayıtların temin edilerek sanıkların tefecilik yapıp yapmadığı, POS cihazından yapılan çekimlerin gerçek bir harcama belgesine dayalı olup olmadığının tespiti için bilirkişi raporu aldırılmasından sonra hasıl olacak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine, eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hükümler kurulması,
2- Müşteki ...'ın şikayeti üzerine başlayan soruşturmada, birbirini tanımayan mağdur ve müştekilerin dahil olduğu her bir olay bakımından aşamalarda özü itibariyle değişmeyen ve birbirini doğrulayan beyanlarına neden itibar edilmediğinin açıklanmaması, sanık ...'in iş yerinde yapılan aramada ele geçen not kağıtlarında yazılı "... emanet 35 verdik, 40 alacak, 6600 emanet aldık 50 verdik, 55 alacak, 2730 emanet, 80 verdik 90 alacak" ifadelerde yazılı kişilerin kimlik bilgileri sorularak beyanlarına başvurulmaması, anılan notların sanığa sorularak açıklattırılmaması,
3- Tefecilik suçunda suç tarihinin kazanç elde etmek için ödünç paranın verildiği tarih, zincirleme suçlarda ise son suçun işlendiği gün olduğu, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel
Kurulu'nun 12/05/2015 tarihli ve 2014/4655 Esas, 2015/152 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, değişik zamanlarda birden fazla kişiye kazanç karşılığı ödünç para verilmesi halinde zincirleme tefecilik suçunun oluşacağı nazara alındığında, denetime olanak verecek şekilde suç tarihinin belirlenerek gösterilmesi yerine kolluk tarafından şikayetin Cumhuriyet Savcılığına intikal ettirildiği tarihin suç tarihi olarak gösterilmesi,
4- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 257/1. maddesine göre aynı yasanın 256. maddesine göre verilmesi gereken kararların duruşmalı olarak verilmesi gerektiği nazara alındığında müsadere hususunda duruşma açılıp taraflar dinlenilerek yapılacak yargılama sonucunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca ek kararın ve hükümlerin BOZULMASINA, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy