Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve tefecilik yapmak
Hüküm : -2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçu için; 213 sayılı Yasa'nın 359/b ve TCK'nın 43/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ilişkin
-2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçu için; 213 sayılı Yasa'nın 359/b ve TCK'nın 43/1, 62, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ilişkin
-Tefecilik suçu için; TCK'nın 241, 43/1, 62, 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluğuna dair.
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
a) Sanık hakkında tefecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafiinin yapmış olduğu temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dairemizin 17/11/2020 tarihli 2020/4628 Esas, 2020/2031 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; POS tefeciliğinde failin kastı, tefecilik suretiyle yarar sağlamaya dönük olup, amaç suç tefeciliktir. Fail, amaçladığı bu suçu işleme yolunda birden fazla hareket gerçekleştirmekte ve bu hareketlerden alacağını teminatlı hale getirmeye dönük bir kısım hareketlerle 5464 sayılı Kanun'un 36. maddesinde tanımlanan suçu da işlemekte ise de söz konusu birden fazla hareket, hukuksal anlamda "Tek bir fiili" oluşturmaktadır. Türk Ceza Kanunu'nun 44. maddesi ile kanun koyucu "Erime sistemini" benimsemiş olup, POS tefeciliğinde failin suç yolunda gerçekleştirdiği bir kısım hareketlerle işlediği 5464 sayılı Kanun'nun 36. maddesine muhalefet suçu, kastının dönük olduğu tefecilik fiilindeki teklik nedeniyle, bu fiilin içinde erimesi nedenleriyle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bend halinde sayılan hususlar, aynı Kanun'un 3/1. maddesindeki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar hep birlikte ve isabetli bir şekilde değerlendirilip, suç kastındaki yoğunluk, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerektiği halde tefecilik suçundan hüküm kurulurken hapis cezasının alt sıınrdan ceza belirlenmesi, buna karşın benzer gerekçelerle adli para cezası için alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA,
b) Sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarına ilişkin sahte fatura düzenleme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik olarak sanık müdafiinin yapmış olduğu temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura kullanma suçlarından açılan kamu davasında; sanığın savunmasında müsned suçu işlemediğini beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1) Sahte olduğu iddia edilen faturaları kullanan mükellefler hakkındaki karşıt inceleme raporları getirtilerek, bu kişiler hakkında sahte fatura kullanma suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılması ve açıldığının anlaşılması halinde getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya arasına alınması,
2) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin CMK'nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak aldıklarının sorulması,
3) Gerektiğinde faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturayı düzenleyen şirkete ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin; faturaları kullananlara ait yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi ve faturaları düzenleyen şirket ile kullanan şirket ve kişilerin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin ayrı ayrı BOZULMASINA, 20/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.