Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre kazanç maksadıyla ödünç para verme eyleminin müşteki Arslan'ın beyanlarına göre 2012 yılı Mart ayında gerçekleştiği, suç tarihinin kesin olarak saptanamaması nedeniyle lehe değerlendirme yapılarak 01/03/2012 olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 01/03/2012 yerine 2012 yılı olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, sanığın adli sicil kaydında bulunan...(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 26/01/2012 tarihli ve 2011/196 Esas, 2012/67 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının işbu davanın suç tarihi baz alınarak ihbarı mümkün bulunmuş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. ancak;
Sanık hakkında verilen gün adli para cezasının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarının belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasında yer alan "Sanığa verilen gün cinsinden para cezası nedeniyle" ibaresinden sonra gelmek üzere "TCK'nın 52/2. maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığa yüklenen ve takibi şikayete bağlı suça konu olan senedin tahsili amacıyla
02/12/2013 tarihinde icra dairesine verildiği, ödeme emrinin tebliğinden sonra katılan ... tarafından 18/12/2013 tarihinde menfi tespit davası açıldığı, şikayete konu fiil ve failin en geç bu tarihte öğrenildiğinin kabulü gerektiği, şikayetin ise 16/12/2014 tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 73. maddesinde öngörülen 6 aylık şikayet süresi geçtikten sonra yapıldığı gözetilerek, kamu davasının düşmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ve aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, 5237 sayılı TCK'nın 73 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının DÜŞMESİNE, 18/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.