Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
1-Sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanığın temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının; Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat hükmünün katılan kurum vekilinin ve vekalet ücretine hasren sanık müdafiinin temyiz talepleri üzerine yapılan incelemede;
Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda maddi gerçeğin tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından, sanık hakkında tefecilik yapıp yapmadığına dair kolluk marifetiyle ayrıntılı ve gizli araştırma yaptırılması, vergi mükellefi ise ilgili vergi dairesine yazı yazılarak, bu konuda vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi ve sanığın icra müdürlüğünde alacaklı göründüğü dosyalar varsa borçlu sıfatı bulunan şahısların mahkemeye celbi ile beyanlarının alınmasından sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
a-Hüküm fıkrasında uygulama maddesinin Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-e maddesi yerine 221/2-e maddesi olarak gösterilmesi suretiyle Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
b-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 18/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.