MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/83 E., 2018/120 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen karara yönelik itiraz talebinin reddine dair verilen 05.02.2018 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminde bulunulmadığı gibi 25.01.2018 tarihli temyiz dilekçesi içeriğinden kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz talebinde de bulunulmadığı belirlenmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Yalova Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı tehdit eylemi diğer suçların unsuru kabul edilerek nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine, tehdit suçundan ise karar verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararında yer alan mahkumiyete ilişkin bölümlerin çıkartılarak sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karara Karşı Temyiz İstemi Yönünden
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2024/9-567 Esas, 2025/62 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı suçtan kurulan mahkumiyet hükmüyle ilgili istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut deliller ve suçun vasfına yönelik yapılan değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile sübutuna ve delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303. maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi suretiyle hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
III. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karara Karşı Temyiz İstemi Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2025 tarihinde karar verildi.