MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2017/2497 E., 2018/85 K.
SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturma ihtimali nedeniyle verilen görevsizlik kararına istinaden yapılan yargılama sonucunda, Silifke Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, tarafların aynı binada komşu oldukları, dolayısıyla sanığın mağdurenin hafif düzeydeki mental reterdasyon tanısı konulan rahatsızlığını bilebilecek durumda olduğu, mağdurenin rızasının geçersiz olduğu, sanığın cezalandırılması ile usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Olayın intikal şekli, katılan mağdurenin rızasının bulunmadığı yönünde aşamalardaki ana hatlarıyla tutarlı özünde değişmeyen beyanları, taraflar arasında önceye dayalı bir husumetin bulunmaması ile komşuluk ilişkisinin olduğu, tanık beyanları, HTS kayıtları, savunma ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın mağdurenin göğüslerine ve bacağına dokunma şeklindeki fiziksel temas içeren eylemleri nedeniyle, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi karşısında, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Silifke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02. 2026 tarihinde karar verildi.