MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2506 E., 2017/2529 K.
SUÇLAR : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar haklarında cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçlardan mahkumiyetlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca cinsel saldırı suçundan verilen hükümler yönünden esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükümler açısından ise düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdurenin yargılama aşamasında beyanlarının alınamadığına, mağdurenin psikolojik ilaçlarla alkol aldığına, bu hususta beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususunda rapor aldırılması gerektiğine, psikolojik tedavi gördüğüne ilişkin tüm belgelerin istenilmesi gerektiğine, aldırılan raporda sanıklara ait meni bulunmadığına, tek delilin soyut nitelikteki mağdure beyanı olduğuna, şikayetten vazgeçme dilekçesinin sanıkların savunmalarını doğruladığına, mağdurenin gerçekleştiğini iddia ettiği eylem sırasında yardım istemediğine, sanıklar lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Özetle, dosyada aldırılan raporun yetersiz olması nedeniyle Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden mağdurenin beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, kendisini savunup savunamayacağı hususunda yeniden ayrıntılı rapor aldırılarak mağdureye vekil de atandıktan sonra sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/3-d maddesi uygulanmasına karşın aynı Kanun'un 43. maddesinin de uygulanması gerektiğine, cinsel saldırı suçundan verilen kararın sanıklar lehine bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karara Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Mağdurenin 16.03.2016 tarihli şikayet dilekçesinin içeriği ve savcılıkta verdiği beyanları ile İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler sonrası sunmuş olduğu 12.05.2017 tarihli şikayetten vazgeçme dilekçesindeki beyanları arasında çelişki oluştuğunun anlaşılması karşısında, mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanları alındıktan ve şikayetten vazgeçme dilekçesinin içeriği de sorulup mevcut çelişkinin giderilmesinden sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması karşısında istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karara Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafileri ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, farklı gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2026 tarihinde karar verildi.