MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/3885 E., 2018/1853 K.
SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan verilen hükme ilişkin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kurulan hükme dair istinaf başvurusunun ise mahkumiyete ilişkin bölümün çıkartılarak belirtilen suçtan beraatine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması gerektiğine, takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz istemi
Özetle, tanık ...’ın beyanlarının çelişkili olduğuna, beyanlarının kamera görüntüleri ile doğrulanmadığına, tanık ...’ın beyanlarının dikkate alınmadığına, tanık ...’ın sanığa karşı husumeti olduğuna, mağdurenin beyanlarının dikkate alınmadığına, keşif yapılması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine, katılan Bakanlığa verilen vekalet ücretinin bozularak sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve bu kapsamda katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gözetilerek, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı olup, bu hususun Dairemizce düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçeni (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2017 tarihli ve 2016/234 Esas, 2017/236 Karar sayılı hükmünde yer alan "Katılan ... kendisini vekaletnameli vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.960 TL ücret-i vekaletin, sanıktan alınarak bu katılana VERİLMESİNE," ilişkin bölümün karardan çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.12.2025 tarihinde karar verildi.