MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1197 E., 2018/1284 K.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında kızlık bozmak ve ırza geçmek suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Burdur Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanıkların olay tarihinde olay yerinde bulunmadığına ilişkin tanık beyanlarının dikkate alınmadığına, katılan mağdurenin babasının rızası olmaması sebebiyle kendi isteğiyle kaçtığına, olay yeri inceleme raporu ve olaydan bir gün sonra çekilen fotoğrafların bu hususu doğruladığına, katılan mağdurenin bulunduğu eve gelen polise de zorla kaçırıldığına dair bir şey söylemediğine, katılan mağdurenin başkaları tarafından kollarından tutularak zorla istismara uğraması olayının örf ve adetlerimize ters düşen bir durum olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın aşamalardaki olay günü ... ilçesine mobilya takmaya gittiğine ilişkin savunmasının dikkate alınmadığına, katılan mağdurenin ailesinin yanına dönünce ailesinin baskısıyla kurguladığı ifadeyi verdiğine, ancak iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, tanıklar ... ve ...’nin ihbarda bulunmak yerine katılan mağdureyi sanıklarla göndermesinin ve ayrıca zor olduğu iddia edilmesine rağmen katılan mağdurenin tanıklara ailesinin numarasını bildirebilmesi durumunun çelişkili olduğuna, katılan mağdure kaçırıldığı sırada sanık ...’ın ağzına vurduğunu dövüldüğünü iddia etmesine rağmen tanıkların beyanlarında buna ilişkin bir ifade geçmediğine, katılan ...’ın kızının kendisiyle telefonda konuşup ''sen şikayetçi olduğun için gelemiyoruz'' dediği, zorla kaçırıldığına dair bir şey söylemediği şeklindeki beyanının da dikkate alınmadığına ilişkindir.
C. Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, ayrıca sanık ... yakalanmadan ve savunması alınmadan diğer sanıklar hakkındaki davanın sonuçlandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, katılan mağdurenin zorla kaçırılıp istismara uğradığına ve sanıkların da orada bulunduklarına dair delil olmadığına, katılan mağdurenin iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan ... ve .... Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı olmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Sanıklar Hakkında Verilen Kararlar Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Burdur Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2026 tarihinde karar verildi.