MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2017/370 E., 2017/431 K.
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında mağdurelere karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın mağdure ...'e karşı atılı suçtan beraatine, diğer mağdurelere karşı atılı suçtan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanık hakkında mağdure ...'e karşı verilen hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, diğer mağdurelere karşı kurulan hükümler yönünden ise aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın mağdurelere karşı sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, mağdure beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediğine, takdiri indirim yapılmamasının hukuka aykırı olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
B. Katılan Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Kovuşturma evresinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi olan ...'nın duruşmada sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık Hakkında Mağdure ...'e Karşı Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin mağdure ... yönünden temyiz sebebi içermeyen temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
C. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'a Karşı Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanık Hakkında Mağdure ...'ya Karşı Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaatin, suç oluşturduğu sabit görülen fiilin ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, mağdurenin soruşturma aşamasında sanığın bacaklarını ellediğini beyan etmesi, kovuşturma aşamasında ise sanığın ayağının bacağına kötü niyeti olmaksızın değdiğini ve soruşturma aşamasındaki ifadesinin zapta yanlış geçtiğini ifade etmesi karşısında Bölge Adliye Mahkemesince mağdurenin soruşturma aşamasındaki anlatımına neden üstünlük tanındığı gerekçelendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Mağdure ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure ... vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık Hakkında Mağdure ...'e Karşı Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanık Hakkında Katılan Mağdure ...'a Karşı Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
D. Sanık Hakkında Mağdure ...'ya Karşı Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2026 tarihinde karar verildi.