MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/17 E., 2018/1200 K.
SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan ve düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi,
Her ne kadar Tebliğnamede sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen karar yönünden görüş bildirilmiş ise de anılan suça ilişkin verilen karara yönelik herhangi bir temyiz istemi bulunmadığı anlaşılmakla gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca sanık ... hakkında verilen hüküm yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, diğer sanıklar hakkında verilen hükümler yönünden ise aynı Kanun'un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düştüğüne, sanığın başka bir heyet tarafından ifadesinin alındığına, sanık ve mağdurenin yeniden dinlenilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanık ... hakkında teşdit uygulanmadan alt sınırdan cezalandırma yapılmasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43. maddesi gereği arttırımın alt sınırdan yapılmasının ve takdiri indirim maddesinin uygulanmasının, diğer sanıklar hakkında verilen beraat kararının ve katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Soruşturma evresinde beyanının alındığı 29.03.2011 tarihinde on beş yaşından büyük olan mağdurenin kimseden şikâyetçi olmadığını beyan ettiği, kovuşturma evresinde de usulüne uygun olarak davaya katılmadığı bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın aşamalarda mağdurenin kendisine on yedi yaşında olduğu yönünde beyanda bulunduğundan bahisle yaşa itirazda bulunması, kayden 14.02.1995 doğumlu olup 31.07.2008 tarihinde nüfusa tescil edilen mağdure hakkında düzenlenen Çorum Devlet Hastanesi'nin 25.08.2009 tarihli sağlık kurulu raporunda radyoloji uzmanının bulunmaması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında İlk Derece Mahkemesince mağdurenin hastane doğumlu olup olmadığı araştırılıp, doğmadığının belirlenmesi halinde suçun niteliği ile oluşumuna etkisi bakımından söz konusu raporun dayanağı olan kemik grafilerinin temin edilip içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından ve resmi kurumda doğduğunun tespiti halinde ise olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2025 tarihli ve 2024/9-567 Esas, 2025/62 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında yapılan yargılama sonucunda atılı suçta kurulan mahkumiyet hükümleriyle ilgili istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut deliller ve suçun vasfına yönelik yapılan değerlendirmenin suçun sübutuna ve delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303 maddesi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanun'un 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılması gerektiği gözetilmeden dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi suretiyle hükümler kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289/1-h bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.
III. KARAR
A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.02.2026 tarihinde karar verildi.