MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2018/104 E., 2019/815 K.
ŞİKAYETÇİ: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
SUÇ : Cinsel saldırı
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanıklar ... ve ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanıklar hakkında cinsel saldırı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanıklar ... ve ...'ın atılı suçtan mahkumiyetine, sanıklar ... ve ...'in ise atılı suçtan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar ... ve ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, somut delil bulunmadığına, suçlamaların asılsız olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 07.11.2022 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
C. Sanık ... Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Olayın intikal şekli ve süresi, katılanın aşamalardaki beyanları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık ... Hakkında Cinsel Saldırı Suçundan Verilen Karar Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.02.2026 tarihinde karar verildi.