MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/95 E., 2019/471 K.
SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ NEDENLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, katılanın aşamalardaki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın cinsel saik ile hareket ettiğine ve nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Özetle, katılanın aşamalardaki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın cinsel saik ile hareket ettiğine, sanık hakkında var olan diğer ceza dosyaları incelenmeden ve sanığın kastı tespit edilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.
C. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemleri
Özetle, tüm dosya kapsamına göre kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan etkin pişmanlık maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Katılanın aşamalardaki ifadeleri, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay gecesi sokakta görünce takip etmeye başladığı katılanın ağzını kapatıp, beline sarılarak kapalı bir alana doğru sürüklediği ve direnirken yere düşen katılanın boğazına bıçak dayayıp üstüne abanarak cinsel saikle vücuduna temas ettiği anlaşıldığından, mevcut haliyle sübuta eren eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1, 102/3-d maddelerinde düzenlenen silahla cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiği dosya kapsamından anlaşılmasına rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/5. maddesinin uygulanmaması suretiyle cezanın eksik tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, Sayın Üyeler ... ile ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin sanık hakkında hürriyeti tehdit ve cinsel istismar eylemleri ile ilgili verdiği kararın temyiz incelemesinde cinsel istismar yönünden dairemizin sayın çoğunluğu vermiş olduğu bozma yönündeki kararın Onanması görüşündeyim şöyle ki;
Sanığın katılanı herhangi bir şey demeden bir süre takip edip daha sonra arkasından yaklaşarak ağzını kapatmak ve belinden kavramak suretiyle etraftaki kapalı bir alana sürüklediği, katılanın direnmesi üzerine yere düştükleri bu arada katılanın sessiz olması için sanığın bıçak doğrultarak seni öldürürüm dediği, katılanın imdat diye bağırdığını, para istiyorsan para verebileceğini söylediğini cinsel saldırıya uğramaması için bacaklarını kapattığı, sanığın sağ el iki parmağı ile boğazını sıktığı, mağdurenin direnmesi üzerine sanığın kendisini bırakıp kaçtığını beyan ettiği,
Sanığın kendisine cinsel istismara yönelik herhangi bir söz ve eylemde bulunmadığı cinsel bölgelerine dokunmadığını beyan ettiği,
Sanığın alınan savunmasında atılı suçlamaları kabul etmediği,
TCK'nın 102/1. maddesi cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığına yönelik ihlali belirtilmiştir. Yani suçun konusu mağdurun vücudu olup mağdurun vücuduna temasın objektif olarak şehvi nitelikte ve cinsel arzuların tatminine yönelik olmalıdır, eylemin cinsel arzu ve isteğe yönelik olarak gerçekleşip gerçekleşmediği ise olayın gerçekleştiği yer, zaman, mağdurun vücuduna temas edilen bölgelerin yeri ve mahiyeti sanığın eyleminin kastının belirlenmesinde önemlidir.
Sanığın dış dünyaya yansıyan eylemleri katılanı arkadan takip edip, saçından tutması, eliyle ağzını kapatması, tenha bir alana çekip belinden kavraması, katılanın direnmesi ile birlikte yere düşmeleri ve imdat diye bağırması, sanığın bıçağını katılana doğrultarak seni öldürürüm diyerek boğazından sıkması, daha sonra mağdureyi bırakarak kaçması,
Sanığın eylemlerinde mağdureye yönelik cinsel istismar suçunun unsurlarından kastının belirlenmesinde dış dünyaya yansıyan belirtilerden ne sözlü bir beyanı, ne de mağdurenin vücudunun erojen bölgelerine yönelik herhangi bir dokunma öpme, organ sokma veya organ sokmaya teşebbüs etme gibi eylemlerinin olmadığı mağdure beyanlarında belirttiği,
Sanığın dışa yansıyan eylem ve sözlerinden cinsel saldırıya yönelik amacı ve kastı belirlenemediği ve eylemin gerçekleştiği hal itibarı ile değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle cinsel istismarı yönünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yerinde olduğu ve kararın Onanması gerektiği kanaatindeyim.
KARŞI OY
Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan "Nitelikli cinsel saldırı ve Kişi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçlarına ilişkin bozma kararına katılmıyorum.
Dairemiz çoğunluk görüşü ile aramızdaki görüş ayrılığı Nitelikli Cinsel Saldırı suçunun sübutuna ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunda TCK.'nın 109/5. maddesinin uygulanmasına yöneliktir.
Olay tarihinde katılan ... yaya olarak tek başına saat 21:30 sıralarında ikametine giderken sanık sağ eliyle katılanın ağzını kapatıp sol eliyle sarılarak o civarda bulunan kapalı alana çekmeye çalıştığı, katılanın sanık ile mücadele ettiği, yere düştüğü, bu sırada sanığın üzerinde olduğu ve katılana bıçak çekerek seni öldürürüm dediği, sanığın bu aşamaya kadar katılanı öpmeye çalışması, öpmesi veya eliyle cinsel anlamda herhangi bir yerine dokunmasının olmadığı, katılanın kendi yorumlamasına göre sanığın cinsel saldırıda bulunmaması için bacaklarını kapattığı katılan tarafından beyan edilmiştir.
TCK.'nın 102/1. maddesinde düzenlenen basit cinsel saldırı suçunun konusunun, cinsel arzuları tatmin amacıyla gerçekleştirilmiş bir eylem ya da buna ilişkin bir kastın ortaya konulması olduğu, burada kastı tespit ederken de mağdurun vücuduna temasın objektif olarak şehevi nitelikte olması gerektiği, eylemin cinsel arzu ve isteğe yönelik olarak gerçekleşip gerçekleşmediği ise olayın gerçekleştiği yer, zaman, mağdurun vücuduna temas edilen bölgelerin yeri ve mahiyeti sanığın kastının belirlenmesinde önemli olduğu,
Katılan aşamalardaki beyanlarında sanığın olay sırasında katılana organ ya da sair cisim sokmaya yönelik teşebbüste bulunduğuna dair anlatım olmadığı gibi katılanın olay yerinde sürüklenmesi ve sonraki arbede sırasında gerçekleşen bedensel temasların da cinsel amaçla ve bu kastla yapıldığına dair delil bulunmadığı,
Sanığın dışa yansıyan eylem ve sözlerinden cinsel saldırıya yönelik kastının belirlenemediği ve eylemin gerçekleştiği hal ile değerlendirilmesi gerektiği, bu temasların kişi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir unsuru niteliğinde olduğunun kabulünü gerekeceği, tahmin, yorum ya da sanığın daha önce işlediği suçlara bakarak sanığın kastının tespit edilemeyeceği kanaati ile Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.