Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Tefecilik yapmak
Hüküm: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık hakkında tefecilik suçundan kamu davası açıldığı, Hazinenin bu suçun mağduru olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 234/1-b maddesi gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, iddianamenin ve duruşma gününün Hazineye tebliğ edilmemesi suretiyle aynı Kanun'un 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılarak davaya katılma hakkının kısıtlandığı, Dairemizin 13/10/2020 tarih ve 2020/733 Esas, 2020/1429 Karar sayılı ilâmı sonrasında Hazineye gerekçeli kararın tebliğ edildiği ve Hazine vekilinin 02/12/2020 tarihli dilekçesi ile katılma talebinde bulunduğu anlaşılmakla, CMK'nın 237/2 ve 260/1. maddeleri gereğince müşteki Hazinenin davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının vekalet ücretine hasren olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Ceza yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hukuka uygun olarak toplanan deliller kapsamında, hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa m.38/4, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m. 6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m.14/2), sanığın aksi kanıtlanamayan savunmaları, paranın ödünç olarak alındığı anda faiz anlaşmasının bulunmaması ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tefecilik yaptığı iddiasının kuşkulu kaldığı, atılı suçu işlediğini gösteren mahkumiyetine yeterli somut, tarafsız, bilimsel ve her türlü şüpheden uzak kesin, inandırıcı ve yeterli delil bulunmadığı gözetilmeden, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Dosya içeriğine göre ödünç paranın verildiği tarihin sanık anlatımlarına göre 2011 yılının sonları olduğu, suç tarihinin kesin olarak saptanamaması nedeniyle sanık lehine değerlendirme yapılarak 01/12/2011 olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 01/12/2011 yerine 07/2012 olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.