Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik, tehdit
Hüküm : 1-Tüm sanıklar hakkında tefecilik suçundan; TCK m. 241, 62, 52, 52/4, 51 uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve taksitlendirilmiş 1.000 TL adli para cezası, 3 yıl deneme süresi belirlenmesi
2-Sanıklar ... ve ... hakkında tehdit suçundan; CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu Kanun'un "Topluma Karşı Suçlar" başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sanıklar hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müştekilerin katılma hakkı olmadığı, yine mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından müşteki ...'ın temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Katılan ...'ın sanıklar ... ve ... hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
3-Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar hakkında tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de; dosyadaki mevcut delillerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı nazara alınarak, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması bakımından sanıkların tefecilik yapıp yapmadığı hususunda kolluk araştırması yaptırılmasından, ilgili icra dairelerinden sanıkların alacaklı olduğu icra dosyalarının araştırılması ve borçlu gözüken kişilerin faiz karşılığı sanıklardan ödünç para alıp almadıkları konusunda tanıklıklarına başvurulmasından ve sanıkların vergi mükellefi olduğunun tespiti halinde gerektiğinde hakkında Vergi Tekniği Raporu düzenlettirilmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
a) Hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanıklara ihtarına karar verilmesi,
b) 24/11/2015 günlü Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca; "Cezası ertelenen hükümlüler hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz” hükmü dikkate alınarak hapis cezası alt sınırdan verildiği halde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin denetim süresinin 1 yıl 8 ay yerine 3 yıl olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 07/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.