İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın yargılaması sonunda ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26/12/2013 tarih ve 2013/201 Esas, 2013/466 Karar sayılı mahkumiyet kararının sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 14/01/2021 tarih ve 2020/234 Esas, 2021/102 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün “ONANMASINA” oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 18/03/2021 tarihli itiraz dilekçesinde; “Olay tarihinde ... Barosuna kayıtlı Avukat olarak görev yapan sanığın, 31/05/2011 vade tarihli, 12.600 TL bedelli senedin tahsili amacıyla ... 1. Noterliğinin 04/07/2011 tarih ve 06315 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile katılanın vekilliğini üstlendiği, daha sonra katılanın 26/08/2011 tarihinde sanık hakkında şikayetçi olduğu, sanığın 10/10/2013 tarihli celsede alınan savunmasında özetle “Borçlu olan kişi ile şikayetçinin konuşup aralarında anlaştıklarını, bu nedenle senedi icraya koymadığını, gerekirse borçluyu da tanık olarak dinletebileceğini” belirtmesi karşısında, katılan ile senet borçlusu arasında senet bedelinin tahsili hususunda bir anlaşma olup olmadığının araştırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile kurulan mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” düşüncesiyle Dairemizin kararına karşı itirazda bulunmuştur.
KARAR :
Dairemizin 14/01/2021 tarih ve 2020/234-2021/102 sayılı onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 18/03/2021 tarih ve KD-2014/36602 sayılı yazı ile 6352 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca sanık lehine itiraz edilmekle Dairemize gönderilen dosya incelendi:
İtiraz nedenlerinin yerinde olduğu anlaşılmakla, itirazın kabulüne, Dairemizin 14/01/2021 tarih ve 2020/234-2021/102 karar sayılı “Onama” kararının kaldırılmasına,
Sanık avukatın vekalet ücretini peşin aldığı halde katılanın alacaklısı olduğu 12.600 TL bedelli senedin tahsili için gereğini yerine getirmeyerek katılanı zarara uğrattığı iddiasıyla açılan kamu davasında,
Maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer kalmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi amacıyla; sanığın savunmasında katılan ile senet borçlusunun anlaştığını bu nedenle senedi takibe koymadığını beyan ettiği göz önüne alınarak, senet borçlusunun tanık sıfatıyla mahkeme önünde dinlenilmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 06/04/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.