Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak, 213 sayılı Yasa'ya muhalefet
Hüküm : Beraat ve mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Tefecilik suçundan kurulan hükmün sanık müdafiinin temyiz talebi üzerine incelenmesinde;
İddianamedeki sevk ve anlatıma göre, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen “Gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme” suçundan sanık hakkında açılmış dava bulunmadığı ve POS tefeciliği eylemlerinde olaya uygulanması söz konusu olan Türk Ceza Kanunu'nun 241. maddesi ile korunan hukuki değerle, 5464 sayılı Yasa'nın 36. maddesi ile korunan hukuki değerin farklı olması, yine her iki suçun mağdurlarının farklılığı göz önüne alındığında, uyuşmazlığın görünüşte içtima ilkelerinden olan "Özel normun önceliği" ilkesi ışığında çözümü olanaklı olmadığından sanık hakkında zincirleme olarak 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 36. maddesinde düzenlenen "Gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme" suçundan hüküm kurulması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda tartışılıp sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-213 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin vekalet ücreti hükmedilmemesine yönelik temyizi üzerine incelenmesinde;
Sanığın, gerçek bir alım satım yapmayarak komisyon karşılığı POS tefeciliği yaptığı, bunu gizlemek için de sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın atılı suçlamayı kabul etmemesine karşın POS cihazından işlem yaptıran kişiler arasından örnekleme yoluyla tespit edilerek tanık sıfatıyla ifadesi alınan kişilerin de sanıktan gerçekte mal almayıp nakit ihtiyacını karşılamak için işlem yaptırdıklarını beyan etmesine karşın sabit olan sahte fatura düzenleme suçundan mahkumiyeti yerine beraat hükmü verilmesi,
Kabule göre de;
Kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan kurum vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 16/06//2021 günü oy birliği ile karar verilmiştir.