Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç: Yalan tanıklık
Hüküm: TCK'nın 274/1 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı
Dosya incelendi gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ... ve ... hakkında yalan tanıklık suçundan açılan kamu davasında, Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince 30/05/2013 tarih ve 2012/453 E.-2013/250 K. sayılı kararı ile TCK'nın 274/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen hükümlerin katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19/11/2014 tarih ve 2014/6798 E.-2014/11701 K. sayılı ilamı ile "Katılan ... Eken lehine soruşturma ve kovuşturma aşamasında yalan tanıklık yapan ve yalan tanıklık yaptığı kişiler hakkında hüküm verilmeden önce gerçeği söyleyen sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği" gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/61 esasına kaydedilen dava dosyasında mahkemece 16/04/2015 tarih ve 2015/120 sayılı karar ile Dairemizin bozma kararına direnildiği, Dairemizin 04/06/2018 tarih ve 2018/27 E.-2018/27 K. sayılı kararı ile direnme kararı yerinde görülmeyerek dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/12/2020 tarihli ve 2018/9-298 E.-2020/499 K. sayılı kararı ile; sanıklar ... ve ... bakımından direnme gerekçesinin isabetli olduğuna, sanık ... yönünden ise sanığın direnme kararından sonra 14/12/2016 tarihinde öldüğü, sanığın ölümüne ilişkin gerekli araştırmanın mahallinde yapılması için diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına ve dosyanın, öncelikle sanıklar ... ve ... hakkındaki uygulamanın denetlenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmesi üzerine sanıklar ... ve ...'in üzerine atılı suçun sübut yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararına uyulmasının zorunlu olduğu dikkate alınarak yapılan incelemede:
Sanıklar ... ve ... hakkındaki yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ...'ın hükümden sonra 14/12/2016 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca sanık ... hakkında kurulan hükmün BOZULMASINA, 23/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy