Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak
Hüküm : Mahkumiyet (ayrı ayrı)
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davalarına Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nin katılma hakkı olmadığı, yine mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından ... vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
İncelemenin sanıklar müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
1-Sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Suç tarihinin müşteki/tanıklar beyanı ve dosya içerisinde bulunan senedin düzenlenme tarihine göre 02/05/2011 yerine gerekçeli karar başlığında 2012 yılı olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Ancak;
Tefecilik suçunun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmayan, suçtan katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmeyen müşteki hakkında kendisini vekille temsil ettirdiklerinden bahisle lehlerine vekalet ücreti tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasa'nın 322 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından vekalet ücretine ilişkin "5" no'lu bendin çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık ...'un hükümden sonra 26/06/2017 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden
temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK'nın 64 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.