Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi kötüye kullanma
Hüküm : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Olay tarihinde ...İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü ve Bölüm Şefi olarak görev yapan sanıkların, katılan hakkında verilen kınama cezasının iptali ile sonuçlanan ... 7. İdare Mahkemesinin 13/05/2013 tarih ve 2012/593 Esas, 2013/788 Karar sayılı ilâmını, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 28. maddesi gereğince idareye tebliğinden itibaren 30 günlük süre içinde MEBBİS/E-soruşturma modülünden silinmesi için İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bilgi vermeyip mağduriyete neden olarak görevlerini kötüye kullandıkları iddia ve kabul edilen somut olayda, sanık ...'ye 05/07/2013 tarihinde havale edilen mahkeme kararının 15/07/2013 tarihinde resmi yazı ile katılanın kınama cezası aldığı ve 13/01/2012 tarihine kadar görev yaptığı ... Anadolu Sağlık Meslek Lisesine gönderilmesi, sanık ...'ın ise yıllık izinden sonra 15/07/2013 tarihinde başlangıç yapması, havalede imzasının bulunmaması ile katılanın görev yerinin değiştiğinin bilinmemesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için norma aykırı davranışın yeterli olmadığı, objektif cezalandırma şartlarından kişi mağduriyeti, kamu zararı, kişilere haksız bir menfaat (Kazanç) sağlama unsurlarından birisinin de mevcut olması gerektiği gözetilerek, sanıkların ne suretle suç kastıyla hareket ettiklerinin ve objektif cezalandırma koşullarının ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında hukuki durumlarının takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Sanıkların mahkeme tarafından katılan lehine iptal edilen disiplin cezasının MEBBİS/E soruşturma modülünden silinmesi için İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bilgi vermemesi şeklinde kabul edilen eylemlerinin TCK'nın 257/2. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeden 257/1. maddesiyle uygulama yapılması,
2-Sanıkların geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sırasındaki davranışları ile cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar gözetilerek karar yerinde takdiri indirim nedenlerinin varlığı tartışılıp gösterilmeden, suç tarihi itibarıyla sabıkası ve duruşma tutanaklarına yansıtılmış olumsuz tutum ve davranışları bulunmayan sanıklar hakkında "...işledikleri suçun özelliği ve yargılamaya; maddi hakikatin bir an önce ortaya çıkması yönünde yardımcı olmadıklarından..." şeklindeki dosya kapsamına aykırı ve yasal olmayan gerekçeyle TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 5728 sayılı Yasa ile değişik 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, mahkemece sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerektiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, CMK'nın 231/6-c maddesinde düzenlenen "Giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, manevi zararların bu kapsamda bulunmadığı, dolayısıyla engel sabıkası olmayan sanıklar hakkında, somut maddi zararın ne olduğu denetime imkan verecek şekilde araştırılıp, kararda gösterilmeden "Katılanın uğradığı maddi ve manevi zararı giderilmediğinden..." şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin şikayet tarihi olan 05/11/2013 yerine 2011, 2012 olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
5-Sanıklar hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezaları ertelendiği halde TCK'nın 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilerek aynı Kanun'un 53/4. maddesine muhalefet edilmesi,
6-Sanıklar hakkında hükmolunan hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde ertelemeye ilişkin denetim süresinin herhangi bir yasal gerekçe gösterilmeksizin 3 yıl olarak en üst sınırdan belirlenmesi,
7-TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 01/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.