MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1235 E., 2021/383 K.
SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, Bölge Adliye Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda, sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükme ilişkin istinaf başvurusunun kabulüyle sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine yönelik kararının temyiz incelemesinde bozulmasına dair Yargıtay (kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 16.11.2020 tarihli ilamına karşı Bölge Adliye Mahkemesince mağdurenin amcası olan sanığın mağdurenin cinsel organına penisiyle sürtünmek suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği kabul edilerek direnilmesi üzerine kararın yerinde görülmemesi nedeniyle dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca yapılan değerlendirmede direnme kararı yerinde görülerek dosyanın, uygulamanın denetlenmesi için Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Mağdurenin kızlık zarında tahriş ve aşınmalar olduğu adli tıp raporlarıyla sabit olduğundan suç vasfının çocuğun nitelikli cinsel istismarı şeklinde tayin edilmesi, temel cezanın teşdiden belirlenmesi ve takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdurenin aşamalardaki ifadelerinin birbirleriyle çeliştiğine, olayı başkalarına farklı şekilde aksettirdiğine, sanığın savunmasına göre mağdurenin babasının kendisinden mağdureyi kontrol etmesini istemesinden dolayı mağdurenin bunaldığına, sanığa kin güdüp intikam alma amacıyla iftira attığına, sanığın mağdurenin .. isimli kişiyle ilişkisini bilmesi nedeniyle mağdurenin iftira atma ihtimalinin yüksek olduğuna, dolayısıyla şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.03.2026 tarihinde karar verildi.